Yasemin 的个人资料Yasemin Tek 照片日志列表更多 工具 帮助

日志


9月29日

Empati

Empati… Bir kısım insanın arada kullandığı ve “kuruyorum” sandığı, bir kısım insanın sağından solundan içten de dıştan da geçmediği, bir kısım insanınsa gerçekten hakkını verdiği kelime… Bu yazıyı yazmamdaki neden bu son bahsettiğim grubun maalesef çok az olduğuna inanmam. Siz bir düşünün; en son ne zaman “empati” kurdunuz? Ya gerçekten “empati” kurmayı biliyor musunuz?

Empati, kendinizi karşınızdakinin yerine koyarak onun duygu ve düşüncelerini anlamaktır. Ama iş bu kadarla bitmez, önemli olan sonuçtur. Karşınızdakinin duygu ve düşüncelerini anladıktan sonra bunu karşınızdakine belli etmektir. Aksi halde ne empati kurmuş olursunuz ne de empati kurmanın amacına erişmiş olursunuz.

Hadi empati kuralım… Empati kurmaya karar verdiniz. Karşınızda kendini kötü hisseden bir arkadaşınız var, fakat size bunun nedenini söylemek istemiyor. Onu konuşturtmak için yollar düşünüyorsunuz ve “ben onun yerinde olsaydım…” diye içinizden geçiriyorsunuz. “Kendini kötü hissediyor, konuşmak istemiyor, mutsuz, çaresiz…” Bravo, arkadaşınızın bütün içindekileri doğru tercüme ettiniz. Peki, sonuç nerede? İşte bu noktada devamını getirmelisiniz. Şu an onu konuşturtmalısınız ve “ben onun yerinde olsaydım konuşmaya nasıl başlardım?” sorusunu kendinize sorduğunuzda cevap bulup harekete geçtiğinizde asıl amaca ulaşmaya çok yakınsınız demektir.

Empati kurmak için ilk olarak karşınızdakinin penceresinden dünyaya bakmayı başarmalısınız. Ancak, onun dünyasından olaya baktıktan sonra hızlı bir şekilde kendi dünyanıza dönüş yapabilmelisiniz. Daha sonra, empatinin ana iki bileşenini yani duygusal ve bilişsel bileşenlerini yerine getirmeliyiz. Yani, ilk önce karşımızdakinin ne düşündüğünü, daha sonra da ne hissettiğini anlamalıyız. Ve son olarak da karşımızdakine zihnimizde oluşan empati anlayışını yansıtmalıyız. Karşımızdaki insana beynimizde kurduğumuz empatiyi bedensel veya yüzsel olarak iletebiliriz.

Empati kurduğumuz kişinin tutacağımız bir eli ya da “seni çok iyi anlıyorum” diyerek omzuna koyacağımız bir el insanlar arasındaki iletişimin daha iyi olacağının garanti sembolüdür. Günlük hayatta kuracağımız empatiler sayesinde çok daha huzurlu ve sakin bir toplum hayatına sahip olabiliriz. Kişisel hayatlarımızda da “ben onun yerinde olsaydım” sorusunu kendimize sorarak atacağımız adımların çok daha sağlıklı sonuçlar oluşturacağına inanıyorum. Gelin daha çok empati kuralım, daha az kalp kıralım, daha mutlu olalım!

:)

Çünkü....

Here I go out to sea again, The sunshine fills my hair, And dreams hang in the air
Gulls in the sky and in my blue eyes, You know it feels unfair, There's magic everywhere
Look at me standing, Here on my own again, Up straight in the sunshine

No need to run and hide, It's a wonderful, wonderful life, No need to hide and cry, It's a wonderful, wonderful life

Sun in your eyes, The heat is in your hair, They seem to hate you, Because you're there
And I need a friend, Oh, I need a friend, To make me happy, Not stand here on my own
Look at me standing, Here on my own again, Up straight in the sunshine

I need a friend, Oh, I need friend, To make me happy, Not so alone, Look at me here, Here on my own again, Up straight in the sunshine

No need to run and hide, It's a wonderful, wonderful life, No need to hide and cry, It's a wonderful, wonderful life [BLACK]

9月14日

Online Fotoğraf Düzenleme

Photoshop, Gimp, Picasa, vb.. gibi bildiğimiz resim düzenleme programlarını kullanmanıza gerek kalmadan resimlerinizde istediğiniz değişiklikleri yapabilirsiniz. Nasıl mı?  Bilgisayarınıza yüklenmesine gerek olmadan tamamen online çalışan bir yazılım ile! --> Picnik ile! 
Sadece tarayıcınızdan siteye girişi yapıyorsunuz ve resminizi yükleyip istediğiniz resim düzenleme özelliklerini kullanarak resminizi formatlayabiliyorsunuz. Diğer programlardan hiç bir eksiği olmayan bu düzenleme programının yeni özelliklerini keşfederek belki fazlasını bile bulabilirsiniz! Gölgeleme, renklendirme, kırpma, boyutlandırma, farklı kolaj formatları ve daha fazlası...
 
Ayrıca, online olarak çalıştığından bilgisayarınız için de çok daha sağlıklı. İsterseniz siteye üye olarak extra özelliklere de sahip olabilirsiniz. Denemeye mutlaka değer ve akılda bulunması gereken bir adres: www.picnik.com
 
9月9日

Suyun “Kaldırma” Kuvveti

 

Daha fazla fotoğraf için resimlerime bakınız.


İki gündür yaşadığımız felaketin sebebi, aslında herkes için basit bir kavram olan suyun kaldırma kuvveti… Kaldırma kuvvetinin daha şiddetlisinin kaldırıp sürükleme kuvveti, bunun daha da şiddetlisinin kaldırıp fırlatma kuvveti olduğunu anladığımız günlerdeyiz.

Ve aslında en şiddetli haline de kaldırıp yerle bir etme felaketi diyebiliriz…

Aslında sadece bir yağmur yağışının bunca yıkıma ve can kaybına yol açmasına şaşırmamak imkânsız… Ama arada oluyor işte. Arada, doğaüstü güçler bizim anlam veremeyeceğimiz şekilde hayatları alt üst edip bizi çaresiz bırakıyor ve biz elimizde bir şey gelmeden sadece bakakalabiliyoruz. Bu gibi afetlerde belki de bize bir şey göstermeye çalışılıyordur. “Siz ne kadar gelişirseniz gelişin, ben istediğim zaman sahip olduğunuz her şeyi sıfırlayabilirim.” demek istiyor… Tabii ki, anlayana… Yüzlerce insanın yerinden kaldıramayacağı tonlarca tırı, bir su seli gelip onlarcasını kâğıt gibi üst üste dizebiliyor. Kısacası, gene bizden üstün bir varlığın olduğunu fark etmemizi sağlayacak bir olay yaşadık. Maalesef çarpık kentleşme, eğitimsizlik ve ihmalkârlık sonucu yaşanan can kayıplarıyla… Bu olayın sorumlulara ders olması ve bir daha can kayıplarının yaşanmaması dileğiyle…


Not: Fotoğraflar, milliyet.com.tr ve haberturk.com.tr'den alınmıştır.
9月6日

Staj Deneyimi

Microsoft Türkiye’deki stajımın sonuna geldim… Blog yarışması, proje, ödül, ödül töreni, staj başlangıcı derken nasıl sonuna geldim anlamadım. Dolu dolu geçen 45 günün ardından erken özlem ve gereksiz bir korkuyla Levent’teki ofisin kapısından şimdilik son kez çıktım. Cuma günü, buraya “girerkenki ben” ile “çıkarkenki ben”i düşünmeye başladım. Gerçekten o kadar farklıydım ki…

- Ufak işlerin büyük projelerin bir parçasını oluşturduğunu ve başarıya ulaşmak için her bir parçanın tam olması gerektiğini;

- Sahip olduğunuz en ufak bilginin bile değerli olduğunu ve ona sahip olmayanla aranızdaki farkın bilincinde olunması gerektiğini;

- Kendinize olan güvenin en üst noktada olması gerektiğini ancak mütevaziliği elden bırakmadan 7’den 70’e herkesten bir şeyler öğrenilebileceğinin unutulmaması gerektiğini;

- Ofis ortamında da insanların birbiriyle şakalaşıp dalga geçtiğini;  J

- Networking’in önemini daha iyi ve always kit olunması gerektiğini;

- Ve bir kilit nokta… Sizden istenenin her zaman daha fazlasını vermeniz gerektiğini; J

 

…anladım ve öğrendim. Bu birkaç öğrendiğimin yanı sıra,  hayatın dönüm noktalarından birinde olan biri olarak (yeni mezun…) Microsoft kendi rotamı çizmeme yardımcı oldu. Beni daha competitive yapacak ve daha mutlu edecek bir hedefimin olmasını sağlayan Microsoft’a teşekkürler! Ayrıca, bana bu deneyimleri kazandıran ve bana her konuda yardımını esirgemeyen yöneticim Onur Bey’e de çok teşekkür ederim…  

 

 

 

Tekrar görüşmek üzere… 

    

 

 

 

 

9月2日

Microsoft Turkey Internler'inden Video

Microsoft Türkiye'deki stajımın bitmesine 2 gün kala...Merhaba Yeni Dünya!

Microsoft'un 2.dönem stajyerleri olarak hazırladığımız video...

 


     

8月23日

Elif Şafak - Aşk: Anlamının ötesinde hisler yaratan kitap...

 
 

Aşk deyince herkesin hisleri ve düşündükleri farklıdır: Mutluluk, huzur, nefret, kavga, hayat, ikilem, gelecek, geçmiş,belki de hiçlik... Aklınızda oluşan ilk kelime hangisi olursa olsun çoğunluğun aklına ilk olarak kadın-erkek ilişkisine bağlı duyguların geldiğine eminim.. İşte, Aşk'ı okuduğunuz zaman düşündüklerinizin çok daha ötesinde şeylerle karşılacak ve ezberinizin bozulduğunu hissedeceksiniz. İçindeki 40 kuralla okuyucuların kafasında adeta bir hayat felsefesi oluşturan bu kitabı hala okumadıysanız işte size kitabı tattırmak adına Elif Şafak'ın yazdığı aşkın ötesine dair maddelerin ilk 15i:
 
 
KURAL 1: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dedi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok, eğer, Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.

KURAL 2: Hak Yolunda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol, silenlerden değil!

KURAL 3:Kuran dört seviyede okunabilir. ilk seviye zahiri manadır. Sonraki Batıni mana. Üçüncü batıninin batınisidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmeye.

KURAL 4: Kainattatki her zerrede Allahın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O camide, mescitte, kilisede, havrada değil, her an her yerdedir. Allahı görüp yaşayan olmadığı gibi, Onu görüp ölen de yoktur. Kim O nu bulursa, sonsuza dek Onda kalır.

KURAL 5: Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. Aman sakın kendini diye tembihler. Hâlbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği:
Bırak kendini, ko gitsin; Alık kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Hâlbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var.

KURAL 6:Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk konusunda dil zaten hükmünü yitirir. Âşık dilsiz olur.

KURAL 7: Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, hakikati keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.

KURAL 8: Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! istediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.

KURAL 9: Sabretmek, öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.

KURAL 10: Ne yöne gidersen git, Doğu,Batı,Kuzey ya da Güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.

KURAL 11: Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz. Senden yepyeni ve taptaze bir sen zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.

KURAL 12: Aşk bir seferdir. Bu sefere çıkan her her yolcu, istese de istemese de tepeden tırnağa değişir. Bu yollara dalıp da değişmeyen yoktur.

KURAL 13: Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla sayıda sahte hacı, hoca ,şeyh, şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içine bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir. Tutup da ona hayran olmaya değil.

KURAL 14:Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim olş. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

KURAL 15: Allah, içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldür. Tek tek her birimiz tamamlanmamış birsanat eseriyiz. Yaşadığımız her hadise, atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermek için tasarlanmıştır. Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser, kusursuzluğu hedefler.

7月2日

Microsoft Proje Odulu

Oncelikle bu ödülü bana ve projeme uygun gören değerlendirme komitesi başta olmak üzere  Microsoft Türkiye’ye teşekkür ederim.  Dünya’nın önde gelen yazılım ve teknoloji devi Microsoft’tan ödül aldığım için çok gurur duyuyorum ve yaz dönemi boyunca staj yapma şansını elde ettiğim için kendimi çok şanslı buluyorum. Sahip olduğum bu şansı en faydalı şekilde değerlendireceğimden eminim.


Kısa bir şekilde,Microsoft Türkiye yaz staj başvurusu için hazırladığım projeden bahsetmek istiyorum. Projemde kullandığım ürün, sahip olduğu dokunmatik ekranı sayesinde kullanıcıların dijital içeriklerle birebir iletişim kurmasını sağlayan Microsoft Surface. Bu ürüne bir “metin seslendirme sistemi”  yani “text to speech recognition system” uygulaması ekleyerek, dokunmatik ekranına kullanıcı tarafından girilen herhangi bir metini sesli olarak elde etme imkanına erişebililiriz. Bu şekilde hiç bir bilgisayar donanımına ihtiyaç duymadan sadece Microsoft Surface’in dokunmatik ekranı sayesinde bilgisayarla birebir iletişim sağlanmış olur. 

Bu tür bir ürünü farklı alanlarda kullanmamız ve bu üründen farklı kullanıcı kitlelerinin faydalanması olasıdır. Ozellikle, konuşma engelli bireylerin bu ürünü kullanarak birçok engeli ve hatta konuşamama engelini de aşabilmeleri mümkün olacaktır. Konuşma engelli bireyin, söylemek istediklerini dokunmatik ekrandan Microsoft Surface'a girmesini mümkün kılacak olan metin seslendirme özelligi sayesinde, işaret dilini bilmeyenlerle iletisim kurmasi kolaylastirilarak, gündelik hayatlarinda karsilastiklari engeller azaltilacak. Aynı şekilde, görme engelli insanların da bu ürün sayesinde yazılı her türlü veriyi sesli olarak algılamaları mümkün olacaktır.

Bu proje sayesinde Microsoft Surface’in olası imkanlarının yanı sıra, ürünü bir kitap veya gazete okuyucu olarak kullanabiliriz. Bu ürünün başarısının ve kullanımının artması için yapılabilecek bir sonraki aşama Microsoft Surface’in ebatlarının küçültülerek portatifliğin artması işlemidir.

 

İnanıyorum ki bu gelişim yolunda staj dönemi boyunca hem kendime hem de Microsoft ailesine bir şeyler katabilirim.

 

5月20日

A Voice To Inarticulate People By Microsoft Surface: Writing Water Unhindered…

 

 

This project has been prepared for using Microsoft Surface in a different area effectively. It would be beneficial for handicapped people in the world. The sensitivity of Microsoft Company has been noticed from the sponsored campaigns. According to the Turkey Statics Foundation Year 2002 Information, just in Turkey about 285000 people have been handicapped by not able to speak.

Under the conditions of our country, the relation between technology and disabled people are not improved enough. A product that makes their life easier and special to them would be heartening. Microsoft Surface provides interaction with digital content. It uses the “power of finger”. By implementing a “text recognition” and digital contents to the product, when the inarticulate people may able to write to the touch screen what they want to say, the product recognize it by reading. By this, they become able to speak by Microsoft Surface. Writing to the screen of Microsoft Surface can be look like to write on water. So, the product name or its slogan may be called as “Writing Water Unhindered”.  Microsoft Vista includes a text recognition system simple one. This may be generated the basic of the product:

 

 

For adapting it to that kind of product the text recognition system must work exactly. Also, it must be compatible for many languages. Essentially, this kind of system can be provided by complete Natural Language Processing systems. Besides the magic and possibilities of Microsoft Surface and this kind of ability gain a new aspect and meaning in a different area to the MS Surface. 

 

 

 

 

 

 

 Reference : http://www.microsoft.com/surface/

 

Yasemin TEK